Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

İSLAMDA ZAMAN



16- İSLAMDA ZAMAN

İSLAMDA ZAMAN

İnsanoğlu göçebe kuş misali bu dünyaya gelir, büyür, olgunlaşır, yaşlanır ve ölür. Bu dünyadan öbür dünyaya geçiş süreci bazen 1 gün, bazen 1 yıl bazen 10 yıl bazen de 100 yıl da tamamlanır. Sonsuz olan ahiret alemine göre çok kısa bir zaman dilimidir.

ÇOCUKLUK ZAMANI

Çocuk ergenlik çağına gelinceye kadar adeta ana babasına tapar. Onları canından çok sever onları örnek alır. Onların her şeyine fotoğraf çeker gibi çeker. Kopyalar. Onları taklit eder. Tamamen saf ve temizdir. Şeytan ve nefisle uğraşmaz çünkü onlar çocuğa nufuz edemezler. Çocuk hile bilmez sahtekarlık bilmez. Yani kısacası tam bir melektir.

ERGENLİK ZAMANI

Ancak ne zamanki ergenlik çağına girer. Birdenbire nefsin, şeytanın ve şehvetin hucumuna uğrar öyle ki Bu üç düşmanın en yoğun olarak tesir ettiği çağdır. Artık o saf temiz melek gitmiş yerine şeytanın, nefsin ve şehvetin esiri olmuş bir insan ortaya çıkmıştır. Genç kendini beğenmeye başlamıştır. Hayal aleminde yaşamaya başlamıştır. Dünyayı toz pembe görür, gerçekler onu sıkar. En büyük odur, en güçlü odur, En bilen odur. Başkalarını asla beğenmez. Özellikle de hani o taptığı ana baba onun gözünde beceriksiz, zavallı kimseler haline gelmiştir. Ana babasını gerçekten içten gelerek beğenen bir gence rastlayamazsınız. Ana baba hep hatalıdır. Hep kusurludur. Kendisi kusursuzdur. Onlar geri kafalı işini bilmeyen cahil kişilerdir. Yobazdırlar. Halbuki kendisi çok akıllıdır. Zekidir. çağdaştır. Mademki onu dünyaya getirmişlerdir her türlü eziyete katlanmak zorundadırlar. Gence göre ana baba kendisinin kölesidir. Onun her istediğini yapmak zorundadırlar. Ana baba ona karışma hakkına sahip değildir. onlar para, araba, mal, servet ve her türlü maddi ve manevi imkanlarını ona sorgusuz sualsiz akıtacaklardır. Çünkü o genç bulunmaz hint kumaşıdır. En kıymetli elmastan daha kıymetlidir. Ona kimse karışamaz kimse hesap soramaz. Özgürlüğünü kimse kısıtlayamaz. Ana baba her türlü fedakarlığı yapacaktır ancak gencin böyle bir sorumluluğu yoktur. Çünkü efendidir ana babası köledir. Hiç efendi köleye hizmet eder mi? elbette etmez.

Sayın okurlarım ana baba hangi makamda olursa olsun ne kadar zengin olursa olsun. Asla gencin gözüne giremez. Ne kadar zengin olsa da Sakıp Sabancı gibi olamadı ya der. Ne kadar makamı büyük olursa olsun Cumhurbaşkanı olmadı ya der. Ne kadar bilgili olursa olsun İbni Sina gibi olamadı ya der. Yani asla ana babasını beğenmez. Hep onun gözünde onlar beceriksiz zavallıdırlar. Hiçbir ana baba kendini gerçek anlamda gence beğendiremez. Ağızlarıyla kuş tutsalar bile fayda etmez. Her iddiaya varım bugün cumhurbaşkanına sorun bakalım oğlu kızı onu beğeniyor mu? asla beğenmez. Çünkü şeytan, nefis, ve şehvet onu sarmıştır. Egosu asla böyle bir şeye müsaade etmez

ZAMANDAN DAHA KIYMETLİ SERVET YOKTUR

Zaman o kadar büyük bir servet ki asla telafisi olmayan bir servet. Hiçbir şey bırakın bir ayı, bir saati, bir dakikayı, bir saniyeyi bile geri çeviremez. bütün dünyayı bağışlasanız. Bir saniyeyi geri çeviremezsiniz. Geçen geçmiştir. Keşke demek para etmez. Bir an öfkesine kapılıp adam öldüren ve ömür boyu hapis yatan biri o anın geri gelmesini ister mi? ister ama ok yaydan çıkmıştır. Zamanı geri getirmek asla mümkün değildir. Zaman geriye alınamadığı gibi ileride götürülemez. Hiç kimse yarını bugün yaşayamaz. Dolayısıyla yarın başına ne geleceğini hiç kimse bilemez. Zaman öyle bir servettir ki o olmadan hiçbir şey olmaz. Kazanç, kar, aklınıza gelen her şeyin zamana ihtiyacı vardır. Hiçbir şey anında oluşmaz zamana ihtiyacı vardır. Acaba zamanın bu kadar kıymetli olduğunu sadece yaşayarak mı anlıyoruz. Allah(cc) bizi zaman konusunda uyarmıyor mu? Elbette hepimizin bildiği Asr suresinde Allah(cc) zamana yemin olsun ki buyuruyor. Yani zaman o kadar kıymetli ki onun üzerine yemin ediyor. Öyle değil midir? Bizlerde çok kıymetli saydığımız şeyler üzerine yemin etmez miyiz? sadece bu ayet tek başına zamanın kıymetini bize bildiriyor

AYET:” (Vel asr) zamana yemin olsun ki” (innelinsane lefi husri) muhakkak ki insan ziyandadır.” Niçin insan ziyandadır zamanı değerlendiremediği için. Peygamberimiz(sav) buyurmuyor mu?

HADİS:” Beş şey gelmeden beş şeyin kıymetini bilin.

1- İhtiyarlık gelmeden gençliğin.

2-Fakirlik gelmeden zenginliğin

3-hastalık gelmeden sağlığın.

4- meşguliyet gelmeden boş vaktin

5- Ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilin”

Farkındaysanız bu 5 şeyde zamanla ilgilidir Gencin tek değer verdiği şey vardır. Şehvet, şeytan ve nefisin peşinden koşmak. Genç sabaha kadar uyumadan gazinolarda tepinir dans eder, hoplar zıplar, hiç yorulmaz ama evde anası veya babası bir bardak su istese üşenir kalk sen al der. Çünkü gencin tek tanrısı vardır. Şehvet yani heva ve heves. Kim söylüyor bunu yoksa ben mi? uyduruyorum haşa Kuran-ı kerim söylüyor. Allah(cc) söylüyor.

ONLAR HEVA VE HEVESLERİNİ TANRI EDİNİRLER

AYET: (Casiye-23 ”Onlar heva ve heveslerini tanrı edinenlerdir)

İşte heva ve heveslerini tanrı edindikleri için kötü işleri hiç yorulmadan bıkmadan büyük bir istekle yaparlar. Çünkü nefis daima kötülüğü emrettiği için onlarda nefsin esiri oldukları için bunu yaparlar. Peki nefis daima kötülüğü emreder diyen kimdir . Elbette Allah(cc) Kuran-ı kerimde bakın ayette nasıl buyuruyor.

NEFİS DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER

AYET: (Yusuf suresi-43)”Nefis daima kötülüğü emreder. Peki gençler sadece heva ve heveslerini mi? yani nefislerini mi? tanrı edinir . Hayır Onlar kötü duygularını da tanrı edinirler. İşte bunu da bize söyleyen

KÖTÜ DUYGULARINI TANRI EDİNENLER

AYET: (Furkan-43) ”Kötü duygularını tanrı edinenler.

İşte bütün bu sebeplerden dolayı genç ana baba, büyük, saygı, çalışmak, sorumluluk almak, okumak, yardım etmek, geleceğe hazırlanmak, ibadet etmek, iyilik etmek, yararlı iş yapmak asla bunlardan hoşlanmaz. Bunların adını bile duymak istemez. Varsa yoksa müzik, eğlence, gezme tozma, gününü gün etme işte bunun için peygamberimiz(sav) ihtiyarlık gelmeden gençliğin kıymetini bilin buyurmuştur. Çünkü insanın zekasının ve gücünün en fazla olduğu zamandır. Gençlik boşa geçen zaman ve yaşlandığında eyvah der ama ne yazık ki zaman geriye gelmez. Gençlik bitmiş güç kuvvet kalmamış zelil ve perişan bir ihtiyarlık, sürünerek ölüm ve en kötüsü ebedi cehennem aman Allahım ne kötü son. Hani o her şeyi bilen akıllı kimse yaşlanınca bir şey bilmez hale gelir. Bakın Allah(cc) bu hususu şöyle açıklıyor.

AYET: (Hac-5) ”İçinizden kimi vefat eder. İçinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür. Taki bilen bir kimse iken bir şey bilmez hale gelir.

BİR AYLIK ÖMRÜNÜZÜN KALDIĞINI BİLSEYDİNİZ NE YAPARDINIZ
Kalan bir aylık ömrünüzde Size yapılan tüm kötülükleri affeder. Herkese iyilik yapardınız. Herkesle helallaşırdınız. Üzerinizde kul hakkı kalmaması için çabalardınız. Öyle değil mi? Allaha hesap vereceğinizi bildiğiniz için bol bol Allaha tövbe eder. İbadet eder. Dua ederdiniz. Çünkü artık yolun sonuna geldiğinizi. Artık sonsuz bir hayata başlayacağınızı. bildiğinizden dolayı Sonsuz olan ahirette rahat etmek için. Cennette sonsuz kalmak için elinizden geleni yapardınız. Öyle değil mi? Şimdi bu yazıyı okuyan özellikle gençler akıllarından şöyle geçiriyor olabilirler. Hocam yanlış söylüyorsun. Benim bir aylık ömrüm olsa. Yapmak istediğim her türlü kötülüğü yaparım. çalarım, çırparım, döker, kırarım. Öldürürüm her türlü zevkimi yerine getiririm. Bir ay krallar gibi yaşarım. Diye düşünebilirler. Ama yanılırlar. Yukarıda yazdıklarım. Krallar, padişahlar, uzmanlar, psikologlar tarafından yüzlerce denenmiş hiç bir kişi çıkıp ta o gençlerin düşündüğü gibi hareket etmemiş. Bekar’a karı boşama bekara kolay gelir. İnsan kendi başına geldiğinde ancak görür. Size yaşanmış bir örnek vermek istiyorum.

KANUNİNİN İBRETLİK HİKAYESİ

Kanunu Sultan Süleyman devrinin en büyük eşkiyasını yakalatır. Adamın yapmadığı kötülük kalmamıştır. Adından belli eşkiya. Kanuni yanındaki vezire söyle bakalım. Yüzlerce can alan, yüzlerce kadının ırzına geçen, Yüzlerce gasb ve soygun yapan, Her türlü kötülüğü yapan bu adamın düzelebileceğine inanıyor musun? diye sorar. Vezir. Asla padişahım inanmam der. Bunu üzerine padişah kanuni eşkiyayı huzura çağırır. Ve ona derki. Gasbettiğin bütün malları sana veriyorum. Ve üstelik sana 100 bin altın veriyorum. Sana kimse karışmayacak istediğin her şeyi yapabileceksin. Sana kimse hesap sormayacak Hiç kimse sana engel olmayacak. Yalnız bir şartım var bu özgürlüğün 1 ay devam edecek. Bir ay sonra askerlerim seni yakalayıp buraya getirecekler ve seni idam edeceğim.

Kanuni eşkiyaya Bu 1 ay içerisinde dilediğini yapabileceğini söyledi. Ve eşkiyayı serbest bırakır. Vezir hemen araya girerek padişahım ne yapıyorsunuz. Bu eşkiya bu 1 ayda inanılmaz zararlar verebilir. Üstelik Nasıl olsa asılacağım diyerek kötülüklerine bin kat ekler der. Ama kanuni veziri dinlemez. Eşkiya serbest kaldığında kendi kendine derki Ben bu kadar kötülük yaptım. Elime ne geçti işte 1 ay sonra asılacağım. Dünyamı kaybettim hiç değilse şu bir ay içerisinde iyi olayımda sonsuz olan ahirette ebedi cehennemde kalmamayım. Ve ilinde avucunda ne varsa hakkını yediği kişilere dağıtır. Helallik ister. Allaha gözyaşları ile tövbe eder. Dua eder, af diler, ibadet yapar. Yanında bir kuruş bırakmaz tamamını dağıtır. Bir ay dolduğunda askerler eşkiyayı huzura getirirler. Kanuni eşkiyaya der ki niçin bu bir ayı değerlendirmedin. Eskisi gibi çalıp çırpmadın, eşkiyalık yapmadın halbuki daha serbesttin diye sorar. Eşkiya der ki Padişahım istedim ki insanlar beni iyi ansın. İstedim ki Allah beni affetsin de ebedi cehennemde kalmayayım, diye yapmadım. İyi birisi oldum der. Padişah yanındaki vezire döner der ki ne dersin bu eşkiyayı affedelim mi? diye sorar. Vezir. Padişahım belli ki pişman olmuş nadim olmuş asla bir daha suç işlemez serbest bırakalım deyince Padişah eşkiyayı serbest bırakır. Ve ona derki bir daha yanlış yaparsan bir dakika bile bekletmez seni asarım der. Eşkiya yemin billah eder. Ve gider. Padişah vezire döner der ki, Vezir efendi yine yanıldın bu eşkiya yine eşkiyalık yapacak çünkü ölüm korkusu üzerinden kalktı. Padişah beni yakalayamaz diye düşünecek yine eskisi gibi eşkiyalık yapacak der. Nitekim bir süre sonra eşkiya yine eşkiyalığa başlar ve yakalanıp idam edilir.

ZAMANIN KIYMETİNİ BİLENLERE NE MUTLU